top of page
Ara


Mustafa Şem’i Pek
Yakın zamana kadar kıymeti pek bilinmedi, araştıran olmadı hatta adını bilene de rastlanmazdı. ⏱️ Mustafa Şem’i Pek, Osmanlı İmparatorluğu’nun son büyük saat ustasıydı. Aileden saatçi olan Mustafa Şem’i Pek, II. Abdülhamit devrinde sarayda saatçi başı olarak da çalışmış ve padişahın isteği üzerine Alman kralı II.Wilhelm’e bir saat yapmıştır. II.Wilhelm Mustafa Şem’i’nin yaptığı saati çok beğendiği için takdirname ve madalya ile ödüllendirmiştir. ⏱️ Dolmabah
Ayse Bayvas
16 Eki 20251 dakikada okunur


"Şemsiyeler"
Yağmur mevsimi geldi ya aklıma Renoir’ın bu çok sevdiğim resmi düştü. Seviyorum çünkü “Şemsiyeler” onun resme olan yaklaşımını açıkça gösteren bir tablo. Size bu tabloyu anlatmayacağım ama bir resmin nasıl tarihlendiğine dair bazı ipuçları vereceğim. 🎨 Renoir bu tabloya yıllar boyunca tekrar tekrar dönmüş. Resmin yapımına 1881 dolaylarında başlandığı düşünülüyor çünkü sağ taraftaki figürlerde o dönemde moda olan elbiseler ve şapkalar görüyoruz. Renoir normalde figürlerini so
Ayse Bayvas
15 Eki 20251 dakikada okunur


Cahit Sıtkı Tarancı
Türk şiirinin büyük ustalarından Cahit Sıtkı Tarancı 13 Ekim 1956’da aramızdan ayrıldı. 📍 Viyana’da son nefesini verdiği hastaneyi bilmiyoruz ama Diyarbakır’da doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği ev, şehrin en güzel yapılarından biridir. 1733 tarihli yapı önce Trahom Hastanesi olarak kullanılmış, daha sonra şairin ailesi Pirinççizadelere geçmiş. 📍 Yapı, haremlik ve selamlık olmak üzere iki bölüm halinde inşa edilmiş. Mevsim şartları göz önünde tutularak, kuzeye bakan taraf yaz
Ayse Bayvas
14 Eki 20251 dakikada okunur


Başkent
Mustafa Kemal başkent sorununu halletmek için Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra Lozan Antlaşması’nın imzalanmasını ve İstanbul’un İtilaf Devletleri’nden kurtarılmasını beklemişti. Başkent konusunda kamuoyunun da hazırlanmasına önem vermişti. 🇹🇷 1923 yılı Ocak ayında İzmit’te İstanbul gazeteleri başyazarları ile yaptığı görüşmede başkent sorununu da tartışma konusu yaptı. İstanbul’un işgal altında olmasına dikkat çekerek askeri açıdan sakıncalarını belirtti. Başkent
Ayse Bayvas
13 Eki 20251 dakikada okunur


Saka Kuşu
Carel Fabritius, Rembrandt’ın en yetenekli ve başarılı öğrencisiydi. Adını ilk kez yanılsamacı perspektifi kullandığı duvar resimleriyle duyurdu. Karanlık içinde nesnelerin ışık almasına özel bir önem vermesi, dikkatli kompozisyon anlayışı ve resimlerinin şaşırtıcı yalınlığı, 1650’de yerleştiği Delft’te öğrencisi olan Vermeer’i de etkiledi. 🎨 Saka Kuşu, kompozisyonunun sadeliği ve yanılsamacı tekniklerin kullanımı açısından Hollanda Altın Çağ resim dönemi için alışılmadık bi
Ayse Bayvas
12 Eki 20251 dakikada okunur


Püskül
Yanlış anlaşılmasın konu fes değil, konu püskül 😊 Püsküllü bela tanımını kullanır mısınız? Şarkısı bile yapıldı biliyorsunuz. Bu tanımın nereden çıktığını öğrenmek isterseniz okumaya devam edin. 📌 I. Mahmud 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı kaldırdıktan sonra kurduğu Asaker-i Mansure-i Muhammediye ordusuna fes giydirmiştir. Hatta 1829’dan itibaren din adamları ve kadınlar dışındaki herkesin fes giymesini zorunlu kılmıştır. Böylece 1832’den itibaren neredeyse herkes fes giymeye başl
Ayse Bayvas
11 Eki 20251 dakikada okunur


Attila İlhan
Daha önce pek çok kez yazdım, hatırlayacaksınız ben İstanbul Ayaspaşa’da büyüdüm. Taksim, Beyoğlu ve Elmadağ dünyamın bir parçasıydı. 📍 Lisede edebiyat bölümündeydim, nur içinde yatsın şahane bir edebiyat öğretmenimiz vardı; bize Çağdaş Türk Edebiyatı’nı da müfredat dışı anlatırdı. Attila İlhan’ı onunla tanıdığımda 15 yaşındaydım. 📍 Attila İlhan kolay ulaşılabilir şairlerdendi. Onu 80’lerin başında her gün Taksim’de bugünkü Mc Donald’s’ın olduğu yerde bulunan Cafe Boulevard
Ayse Bayvas
10 Eki 20251 dakikada okunur


Yusuf Atılgan
1989 yılında bugün kaybettiğimiz Yusuf Atılgan’ın müthiş kitabı Anayurt Oteli bir dönem şimdi hatırlayamadığım bir nedenden başucu kitabımdı. 📍 Bilir misiniz Anayurt Oteli gerçekten varmış ama adı Anavatan Oteli’ymiş o zaman. Bir röportajında okumuştum; Yusuf Atılgan, Manisalıdır. Babası ile Akhisar’dan merkeze geldiklerinde orada kalırlarmış. Zebercet ile babası Ahmet Efendi romanda konumları ters olsa da gerçekten varmış. 📍 Otelin olduğu yerde 1839 tarihli Keçecizade Mali
Ayse Bayvas
9 Eki 20251 dakikada okunur


Ekim ayı
Ekim ayı dikim ayı malum. Size daha önce Fransa’nın zengin soylularından Berry Dükü için Hollanda’lı Limbourg Kardeşler tarafından hazırlanan “Tres Riches Heures du Duc de Berry” (Berry Dükü’nün Zengin Saatleri) ya da kısaca “Saatler Kitabı” eşsiz güzellikteki minyatürlerle bezendiğinden söz etmiştim. 📍 Bu gördüğünüz Ekim ayında Paris’te, Louvre Sarayı’nın duvarlarının altındaki ekim faaliyetlerini gösteren minyatürde kalenin merkezinde, Louvre kulesi, yani kraliyet hazinesi
Ayse Bayvas
8 Eki 20251 dakikada okunur


Ceviz Ağaçları
Bu güzellik, Tunceli Hozat’a bağlı Geçimli Köyü’ndeki Ergan (Ergayn Inguzents – Uzun Ceviz Ağaçları) Manastır Kilisesi. 📍 Eski Ergen Köyü’ndeki kilisenin inşa tarihi ve asıl ismi tartışmalı. Yapı kitabesinde 425/975 tarihinde Mxit’ar tarafından yaptırıldığı yazda da 15. yüzyıla ait yazmalarda yapının inşa tarihi 15. yüzyıl olarak belirtilir. 📍 Fakat yapı asıl ününü burada üretilen elyazmalarından dolayı 15. yüzyılda kazanmış. Kilise, bu bölgede 19. yüzyılda Ermeni nüfusunun
Ayse Bayvas
7 Eki 20251 dakikada okunur


6 Ekim
“Geldikleri gibi giderler” demişti Mustafa Kemal. Öyle de oldu ama iz bıraktılar; tarihte, yüreklerde, binalarda... 🇹🇷 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra, 23 Ağustos 1923’ten itibaren İtilaf kuvvetleri İstanbul’dan ayrılmaya başladı. Son İtilaf Birliği ise 4 Ekim 1923 günü Dolmabahçe Sarayı önünde düzenlenen törenle Türk bayrağını selamlayarak şehri terk etti. 6 Ekim 1923’te ise Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu İstanbul’a girdi ve işgal resm
Ayse Bayvas
6 Eki 20251 dakikada okunur


Şeyh Hasan Onar Cemevi
Yukarı Fırat bölgesinin en eski köylerinden biri olan Onar Köyü’nün kurucusu, geleneksel Alevi Seyyid Ocakları’ndan birinin temsilcisi ve ocağına bağlı geniş bir talipler ağı bulunan Şeyh Hasan Onar, yaygın adıyla Onar Dede’dir. 📍 Anadolu Selçuklu Sultanı Alâaddin Keykubat döneminde Onar Zaviyesi yerleşim birimi çerçevesinde vakfedilmiş köyün arazisinde çok erken dönemlere (Neolitik-Kalkolitik) ait buluntular da var. Hele Roma dönemi eşsiz, şaşırtıcı ve muhteşem. Ama ben şim
Ayse Bayvas
5 Eki 20251 dakikada okunur


Angora
Evcil kediler Fransa’da ilk kez 18. yüzyılın başlarında yaygınlaştı. Fransız sarayının ve aristokrasinin modaya uygun kedisi, Ankara’dan gelen uzun tüylü bir cins olan ve artık neredeyse yok olan “angora” idi. 📍 İlk kez 1620’de, onu Roma’da kaşif Pietro della Valle, Pellegrino’dan alan Nicholas Fabri de Peiresc tarafından Fransa’ya tanıtıldı. Angoralar, İngiltere’de 19. yüzyıla kadar “Fransız kedileri” olarak biliniyordu. Kraliçe Marie Antoinette de dahil olmak üzere, Versai
Ayse Bayvas
4 Eki 20251 dakikada okunur


Barış dediğin
Bu resmi burada paylaşmak üzere kenara ayıralı epey oldu ama sıra gelmemişti. Bu benim çok sevdiğim tatlı bir barış alegorisidir. 📍 Louis Jean François Lagrenée’ye ait resimde Roma savaş tanrısı Mars, sahneyi çevreleyen zengin yeşil yatak perdelerini açar gibi. Sabah ışığı, perdelerin arasından uyuyan Roma aşk tanrıçası Venüs’ün formunu ortaya çıkarmak için süzülür. Mars, güzelliğiyle tamamen büyülenmiş bir şekilde ona bakar. 📍 Venüs’e olan aşkı onun sert karakterini yumuşa
Ayse Bayvas
3 Eki 20251 dakikada okunur


Marcel Duchamp
Marcel Duchamp, 20. yüzyılın en etkileyici sanatçılarından biri olmasına rağmen hep aynı eseriyle karşımıza çıkar. Malum “Çeşme” ya da “Pisuar” adıyla bilinen “ready-made”. 📍 Onun sanatında bizzat yaratmadığı ancak seçerek bazen de değiştirerek kullandığı “ready-made”ler (Hazır yapım) vardır. Estetik kaygı olmadan üretilen bu sıradan nesnelerini sanatta kullanırken sorgular ve eleştirir. 📍 1968 yılında bugün aramızdan ayrılan Duchamp’ın 1946 ve 1966 tarihleri arasında New Y
Ayse Bayvas
2 Eki 20251 dakikada okunur


“El Greco’ya Mektuplar”
Nikos Kazancakis “El Greco’ya Mektuplar” kitabında “Hatırlamak için belleğime başvuruyorum; havayı, hayatımı toparlıyor, generalin karşısındaki asker gibi dimdik duruyor ve El Greco’ya mektuplar yazıyorum; çünkü aynı Girit toprağından yoğrulduk, canlı ya da ölü tüm mücadeleciler içinde beni en iyi o anlayabilir. Kendisi de taşların üzerinde aynı kırmızı izi bırakmadı mı?” diye yazar. 🎨 El Greco ya da gerçek ismiyle Doménikos Theotokópoulos, hayatının çoğunu İspanya’da geçire
Ayse Bayvas
1 Eki 20251 dakikada okunur


Fındık
Osmanlı döneminde kahverengiye “fındıki” denirmiş. Fındık sözcüğü, Antik Çağda Karadeniz’in adı olan “Pont Exinus”tan türetilen “pontik” sözcüğünden meydana gelmiştir. Plinus da, Pontos kıyılarından getirildiği için, fındığa “Pontos cevizi” denildiğini kaydetmiştir. Fındık Akdeniz, Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine Doğu Karadeniz’den adını da beraber getirerek yayılmıştır. 🌰 Fındık sözcüğünün Farsçası “fonduk”, Arapçası “bunduk”, Latincesi “nux”tur. 🌰 Fındığın anavatanı hakkınd
Ayse Bayvas
30 Eyl 20251 dakikada okunur


Aynadaki Kadın
Venedikli ressamlar içinde Venedik Yüksek Rönesansı’nın kurucularından biri olan Giovanni Bellini’ye özel bir ilgim vardır. Onun tekniğine, kullandığı sıcak ışığa, renk geçişlerine ve Leonardo da Vinci ile özdeşleşen hava perspektifini kullanımına hayranım. 📍 Gördüğünüz “Aynadaki Kadın” tablosunda güzel kız kendini bakarken arka planda muhteşem bir manzara sahneyi aydınlatıyor. Başının arkasında ikinci bir ayna var. Bellini, iki ayna düzeni kullanarak, izleyicinin kadının ba
Ayse Bayvas
29 Eyl 20251 dakikada okunur


Hayıt
Homeros’un İlyada Destanı’nda da sözünü ettiği Hayıt bizim buraların yani Ege ve Akdeniz’in ağacıdır. Artık zamanı geçiyor, çiçekleri dökülmeye başladı. Sürgün yerlerinde küçük mavimsi mor çiçekleri vardır, uzun konik biçimde mis gibi kokarlar. Zaten hayıt kendisi kokulu bir ağaçcıktır. “Cık” dedim çünkü çalıdan hallicedir, gene de daha uzun olanlarıyla da karşılaşırız. 🌿 İngilizce adı “Keşişin biber ağacı” anlamına gelir, tahmin edebileceğiniz gibi erkeklik hormonunu körelt
Ayse Bayvas
28 Eyl 20251 dakikada okunur


Hanımeli
Sanat tarihinde hakkıyla tanınmayan sanatçılar vardır. Bunlardan biri kanımca Edward Poynter’dır (1836-1919). Bir dönem İngiliz Kraliyet Akademisi’nde başkanlık da yapan Poynter, ressam, tasarımcı ve baskı ustasıdır. Eşi dahil ailesindeki kişilerden söz etmek inanın çok uzun sürer. Seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok olan Poynter, İngiliz neo-klasik ressamların arasında benim nispeten daha sıcak bulduklarımdandır. Ne denek istediğimi anlatabilmek için onu “Aşk Tapınağındaki
Ayse Bayvas
27 Eyl 20251 dakikada okunur
bottom of page