google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

6 Şubat

İki yıl bitti… Yaşayan bilir nasıl geçtiğini.

🏴

Neredeyse kırk yıldır gittiğim bölgede doğrudan yitirdiğim bir can ya da gidenlerin yanında lafı olmasa da ben de anılarımı kaybettim.

🏴

Kahta Kalesi’nde dayanıp hayal kurduğum duvar, Habib-i Neccar’da içime dolan ferahlık hissi, Affan Kahvesi’nde Haytalı’nın tadı, Adıyaman Ulu Camii’ne çok yakıştığını düşündüğüm üçgen alınlık, Gaziantep Kalesi’nden Kurtuluş Camii’ne kuş olup uçma istediğim yok oldu.

🏴

Harran’da “onlara bir şey olmaz” diye düşündüğüm konik kubbelerin bazısı, Karakuş’ta kardeş katlinin acısını taşıyan sütun da yıkıldı. Kaybolmayı sevdiğim sokaklardaki evler de gitti. Oysa portakal ve limon kokulu avlularında ne hikayeler dinledim yıllarca.

🏴

Bin bir bitkiyle bezeli Amanos Dağları ile bereketli Amik Ovası’nı gözleyen Darb-ı Sak Kalesi’nde Issos Savaşı öncesi İskender’i yenmek için taktik planlayan Darius’un sesi kulaklarımda hala. 

🏴

Biliyorum, yıkılan yapılar değil, hayatlar… Yıkılan tarihi eserler değil, geçmişimiz… Biliyorum, kırılan fay değil, umutlarımız, geleceğimiz… 

🏴

Gene biliyorum ki biz her şeye rağmen yükseleceğiz yeniden… Enkazların tozunu tülbentlerimizin ucundan akıttığımız gözyaşlarımızla yıkayacağız. Hayatları da geçmişimizin tanıklarını da dokunarak iyileştireceğiz. Yan yana, can cana…

🏴

Kaç kere yıkıldı o topraklar, kaç kere yeniden yapıldı. Bunu hiç unutmayalım, unutturmayalım… Vazgeçenler olsa da biz vazgeçmeyelim. Giden canlara borcumuz var çünkü.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page