Dahinin ölümü
- Ayse Bayvas
- 2 May
- 1 dakikada okunur
Yıl 1516. Rönesans’ın kalbi Leonardo da Vinci, hayatının teklifini alır. Genç bir Fransız kralı ona sadece bir himaye değil; tam bir yaratıcı özgürlük, görkemli bir şato ve belki de en önemlisi: huzur vaat etmiştir.
🎨
On yıllarca sabırsız hamilerin talepleriyle boğuşan, politik entrikaların ortasında kalan ve Michelangelo gibi dişli rakiplerle yarışan 64 yaşındaki Leonardo için ayrılık vakti gelmişti. Yorgun ama hala meraklı olan usta; defterlerini, bilimsel notlarını ve henüz tamamlanmamış o meşhur Mona Lisa’sını yanına alarak Alpler’i aştı.
🎨
Fransa’daki yeni evi, onun için bir sığınak oldu. Burada saray festivalleri tasarladı, anatomi üzerine kafa yordu ve genç zihinlere ışık tuttu. Kral I. François, Leonardo’ya İtalya’nın ondan esirgediği şeyi verdi: Sadece kendisi olma özgürlüğünü.
🎨
Kral, yaşlı dehayı sık sık ziyaret eder, saatlerce felsefe ve sanat konuşurlardı. Aralarındaki bağ o kadar güçlüydü ki; efsaneye göre Leonardo, 2 Mayıs 1519’da son nefesini François’nın kollarında verdi.
🎨
Kral, dostunu gözyaşlarıyla, sadece kraliyet ailesinin gömüldüğü St. Florentin kilisesine defnetti. Fransız Devrimi’nin kargaşasında kilise yıkılsa da, 1863’te bulunan kemikleri bugün Saint-Hubert Şapeli’nde, vasiyetine uygun bir sessizlikte dinleniyor.
🎨
Huzurla uyu Leonardo; biz hala senin çizdiğin o devasa evreni anlamaya çalışıyoruz.



Yorumlar