google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Fırça Virtüözü

Çağdaşları tarafından “fırça virtüözü” olarak adlandırılan Francisco Goya 1828 yılında bugün hayata veda etti. Romantik dönemin fantastik etkileri ile resim yapan sanatçının sanatsal çizgisini takip eden çıkmadı, ancak sonraki yüzyılda pek çok sanatçı, özellikle Picasso kendisinden ilham aldığını itiraf etti. Geride beş yüze yakın yağlı boya tablo ve fresko, üç yüz kadar litograf ve yüzlerce çizim bıraktı.

🎨

Bir saray ressamı olarak çalışmasına karşın, saraylıları yapmacık kimlikleriyle sunan, bir portre ressamı diğer yanıyla da ulusal duyguları güçlü biçimde kışkırtan, Fransız işgaline karşı koyan bir vatanseverdir. Üçüncü kimliğiyle Goya, düşsel resimleriyle içimizdeki korkularla bizi yüzleştiren bir sanatçıdır.

🎨

Goya’nın modernliği, geleneğin temellerini sarstı ve yeni sanatsal hareketlerin tohumlarını ekti. Nihilizmi, onu modern sanatın ilk ressamı olarak özgün bir yenilikçiye dönüştürdü. Sanatçı fikirlerini sonsuz bir özgürlükle ifade etti. Bu özgürlük anlayışı Goya’nın modern sanata sunduğu en önemli mirastır. Onu romantizm, empresyonizm, ekspresyonizm ve kuşkusuz en saf haliyle sürrealizm gibi hareketlerin esin kaynağı ve habercisi olarak taçlandıran bu mirastır.

🎨

Goya’nın sanatı bizleri hâlâ altüst ediyor. Kimdir Goya: Bizi derinden etkilemeyi, resminin içine katmayı ve hiçbirini yaşamamış olmamıza rağmen, bizi acıklı bir şekilde dünyanın dört bir yanında meydana gelen olayların doğrudan tanıklarına dönüştürmeyi bilen bir sanatçı. Bugün sanatın yalnız bir ifade aracı değil, aynı zamanda bir özgürlük silahı olmasının ilkelerini belirleyen, bazen anlaşılmayan bir dahi.

🎨

Goya’yı en güzel anlatan Andrey Voznesenski’nin şiiridir. Ülkü Tamer’in çevirisiyle...

“Ben Goya’yım!

Çorak bir tarlaya kuzgunlar gibi süzülen düşman

yuvalarından oydu gözlerimi.

Ben acıyım!

Ben iniltisiyim savaşın.

41 karlarında yanmış şehirlerim ben. Ben açlığım!

Ben kırılmış boynuyum çıplak alana çanlar gibi sallanarak asılmış

bir ihtiyar kadının...

Ben Goya’yım!

Ey gazap üzümleri!

Top sesleriyle yürüdüm Batı’ya, çağrısız konuğun külleriyim ben!

O unutulmaz göğe tabut çivileri gibi sert yıldızlar çaktım!

Ben Goya’yım”



7 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

18 Mart

Manolyam

Commentaires


bottom of page