google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Lindisfarne

Yıl 793... Kuzey Denizi’nin hırçın dalgaları arasından birden beliren ejderha başlı gemiler, Avrupa tarihini kökünden sarsacak bir çağın kapısını araladı. Vikinglerin İngiltere’deki Lindisfarne Adası’na ayak basması ve buradaki kutsal manastırı acımasızca yağmalaması, tarih kitaplarında Viking Çağı’nın resmi başlangıcı kabul ediliyor.

🗡️🛡️

Aslında burası doğanın en tuhaf oyunlarından birine ev sahipliği yapıyordu; günde iki kez sular yükseldiğinde tamamen izole bir adaya dönüşüyor, sular çekildiğinde ise karaya bağlanıyordu. Keşişler bu dünyadan uzak yalnızlığı Tanrı’ya yakın olmak için seçmişlerdi ancak bu durum onları savunmasız birer açık hedef haline getirdi. Üstelik o dönemin manastırları adeta birer banka gibiydi; içi altın haçlar, gümüşler ve paha biçilemez mücevherlerle doluydu. Silahı ve ordusu olmayan keşişlerin Viking barbarlığı karşısında hiç şansı olmadı.

🗡️🛡️

Bu kanlı baskında adadaki neredeyse her şey küle döndü veya çalındı. Fakat mucizevi bir şekilde, Orta Çağ sanatının en nadide parçası kabul edilen ve tamamen el yazması olan ünlü “Lindisfarne İncilleri” kitabı zarar görmeden kurtarıldı ve günümüze kadar ulaşmayı başardı.

🗡️🛡️

Yağmanın yarattığı şok o kadar büyüktü ki, dönemin insanları bunu sıradan bir saldırı olarak göremedi. Anglo-Sakson kayıtlarına göre baskından hemen önce gökyüzünde uçan ejderhalar ve devasa şimşekler görülmüştü; halk bunun doğrudan kıyametin ve Tanrı’nın gazabının başlangıcı olduğuna inandı. Haklılardı da, çünkü o gün bu küçük adada başlayan fırtına tam 300 yıl boyunca tüm Avrupa’yı kasıp kavuracaktı.




 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page