google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Cennet Bahçesi

İstanbul’un Kayıp Ruhuna Bir Yolculuk: Cennet Bahçesi ✨


Daha önce söz etmişimdir mutlaka, ben Ayaspaşa’da büyüdüm. Yazılacak çok şey var, ara ara yazıyorum da zaten… ☕🏡


Peki, neresi bu Cennet Bahçesi? 🌸


Yaşıtlarım hemen hatırlayacaktır ama bilmeyenler için biraz tarif edeyim: Boğaz manzaralı, kat kat bahçeli bir çay bahçesi düşünün. Ama öyle sıradan bir yer değil; bugünün şartlarında bile son derece sofistike lezzetleri olan bir vaha… Acıbadem şerbetleri, Cafe Glase’lar... 🥤🌿


O tuhaf, düşsel atmosferi dün gibi aklımda:


🌱 İlkbaharda yeşillenen dalların denize kadar uzandığını sandığınız,


☀️ Yaz sıcağında püfür püfür esen, serin serin oturabildiğiniz,


🍂 Sonbaharda masaları süsleyen dökülmüş yapraklara basmaya kıyamadığınız,


❄️ Kışın kar altındayken kendinizi dünyada tek başınaymış gibi hissettiren bir yer…



İlkokula her sabah onun önünden geçip gittim. Hafta sonları, yaz akşamları ailecek en büyük sığınağımız oldu. Üniversite sınavına da orada hazırlandım, üniversite yıllarında derslerimi de orada çalıştım. Nice kitaplar bitirdim o masalarda. 📖


Dahası; o gençlik heyecanımla belki de kıymetini tam bilemediğim nice ressamlar, edebiyatçılar tanıdım orada... 🎨✍️


Peki ya arkasındaki kadim tarih? 📜


Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlarından Ayas Paşa’nın, kendi adıyla anılan bu semtte bahçe içinde, havuzlu muazzam bir konağı varmış. İşte Cennet Bahçesi de muhtemelen o konağın büyük havuzlu bahçesiydi.


Sahipleri Adalı Rumlardandı diye hatırlıyorum. Hatta o meşhur tarihi köşk, 1903 yılında ünlü mimar A. Demetracopulo imzasıyla yapılmıştı. 🏛️


Sonra onlar da göçtüler buralardan… Bahçe, 1994’te TSKB’ye devredildi. Neyse ki 90’ların sonunda mimar Ersen Gürsel eliyle çok hassas bir restorasyon gördü; o asırlık ağaçlar, setler ve güzelim kütüphane binası korunarak günümüze ulaştı.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page