google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Fesleğen

Fesleğen sever misiniz? O zaman hatırlatayım, şimdilerde fesleğen ekmek için son günler... Pencerenizin önüne, balkonunuza çok yakışır.

🌱

Yunan filozof ve bitki bilimci Theophrastus’un MÖ 3. Yüzyılda bahsettiğine göre, fesleğenin ismi Yunanca “krallara layık bitki” anlamına gelen “basilikos”tan türetilmiştir. 🌱

Fesleğenin Hindistan’da ortaya çıktığı düşünülüyor ama baharat tüccarları Batı’ya getirdiğinde Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar fesleğenin rafından ve iyileştirici gücünden çoktan haberdardı. Romalılar, Venüs için sihirli ve kutsal bir bitki olduğunu ve mis kokulu diğer pek çok bitki gibi titiz bir şekilde hasat edilmesi gerektiğini düşünüyordu. Hatta bazı yazarlar, bitkinin demir aletler kullanmadan hasat edilmesi gerektiğini, demirin bütün özelliklerini yok ettiğini yazmıştır. Gerçekten de fesleğen yapraklarını bıçakla kesmeye çalışırsanız yapraklar paslanmadan dolayı anında siyaha döner, bu nedenle sadece elle kopartılmalıdır.

🌱

Romalı ünlü doğa bilimleri uzmanı Plinius, fesleğenin yapraklarının değil de tohumlarının güçlü bir afrodizyak olduğunu yazar. Bugün bile bazı bölgelerde çiftçiler, üreme dönemlerinde cinsel güçlerini artırmak için eşek ve atlara bu bitkinin tohumunu yediriyor.

🌱

Fesleğen, afrodizyak özelliği sayesinde aşıkların da sembolü olmuştur.

Galyalılar tarafından kutsal bir bitki olarak görülüyordu. Öyle ki Galyalılar,  bitkinin sadece arınmış kişiler tarafından hasat edilmesine izin veriliyordu. Fesleğeni temmuz- ağustos aylarında çiçek açana kadar eken Galyalılarda, bu kutsal bitkiyi hasat edenlerin katı kuralları olan arınma aşamalarından geçmeleri gerekiyordu: Üç farklı kaynak suyunda bitkiyi hasat edecek eli yıkamak, temiz kıyafet giymek, arınmamış insanlardan kendilerini uzak tutmak ve kökleri kesmek için metal aletler kullanmamak.

🌱

Boccaccio’nun Decameron adlı eserinde, ana karakteri bir fesleğen olan en ilginç aşk hikayelerinden biri karşımıza çıkar. Boccaccio, Dördüncü Gün, Beşinci Hikaye’de kıskanç erkek kardeşleri tarafından acımasızca öldürülen aşkı Lorenzo’nun kafasını her gün göz yaşlarıyla suladığı büyük bir fesleğen vazosuna gömen Elisabetta da Messina’nın hikayesini anlatır.

🌱

Yine Orta Çağ’da ölümcül salgın hastalıkların şehirleri kasıp kavurduğunda ve insanların fiziksel olarak kendilerini zayıf hissettiklerinde mucize yarattığına inanılırdı.

🌱

Rönesans döneminde, Cosimo de Medici “Giardino dei Semplici” adını verdiği botanik bahçesine eklediğinde fesleğenin mutfakta kullanılabildiğini ve iyileştirici özellikleri tanınmış oldu.

🌱

Fesleğenin çok çeşidi var. Sinek kaçıran güzel kokulu küçük yapraklı olanın adı “sinek kanatlı fesleğen” mesela. Ancak fesleğen günümüzde, dünyada en çok pişirilen sos olan pestonun hazırlanmasındaki kullanımıyla biliniyor. Bu da Ceneviz fesleğeninden oluyor. Onu da yarın anlatalım.

15 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page