google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Güneşteki insanlar

Pastırma yazı başladı, son güneş ışıkları gün ortasında içimizi ısıtırken bir yandan da gittiğinde üşüyeceğimizi hatırlatıyor. 📍 Edward Hopper’ın “Güneşteki İnsanlar” resmi bana hep bu havayı çağrıştırır. Beş kişi geniş mavi gökyüzünün altındaki bir otelin terasında oturup uzaktaki dağlara bakıyor. Hopper, kontrastlar ve soğuk ışık kullanarak figürlerin statik pozlarını ve donuk ifadelerini vurgulamış. 📍 Burası garip bir şekilde tanıdık gelen ancak neresi olduğunu hiç anlayamayacağımız bir yer. Hopper, kademeli şezlonglar, dağlar, gökyüzü ve çimleri gösteren renk şeritleri ile sanki bir aile tatilinin sessiz bir filmini yeniden oynatıyormuş gibi, gerçek bir manzara ile film seti arasında gidip gelen soyut bir ortam yaratmış. “Güneşteki İnsanlar”, ünlü bir manzarayı seyretmek zorunda hisseden ama bundan pek keyif almayan bir turist grubu izlenimi veriyor. 📍 Görünen o ki sıcağı da hissetmiyorlar çünkü hiçbiri ceketini ya da kazağını çıkarmamış. Hatta belki üşüyorlar bile. Kendilerini güneşe bırakmak değil de kendilerini onun insafına bırakmış gibiler. Ve güneş her şeyi açığa çıkarıyor; yetersizliklerini, duygusal ve zihinsel yaşamlarının sığlığını. Belli ki şık kıyafetleriyle birbirlerini etkilemeyi umuyorlardı ama bu artık kimsenin umurunda değil gibi. Sadece bir adam diğerlerinden farklı, kitabına konsantre olmak için biraz geride oturuyor. Ancak soğuk güneş ışığı onu da ele geçirmiş. 📍 Güneş hep içinizi ısıtsın. People in the Sun, Edward Hopper, 102.6 x 153.4 cm, 1960, Smithsonian American Art Museum, Washington DC

0 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page