Kendi Dünyasının Esiri Bir Yazar
- Ayse Bayvas
- 6 gün önce
- 1 dakikada okunur
Günde 50 fincan kahve içen, borç batağından kaçmak için sahte isimler arkasına saklanan ve kendi yarattığı karakterlerin kaderine gözyaşı döken bir edebiyat dehası…
18 Ağustos 1850’de aramızdan ayrılan, insan doğasını ve toplumun çarklarını en çıplak haliyle romanlarına dokuyan Honoré de Balzac’ın sıra dışı dünyasına beraberce kısa bir yolculuk yapalım.
☕️ Kahveyle Örülü Bir Ömür:
Balzac, zihnini diri tutabilmek için günde ortalama 50 fincan koyu kahve tüketirdi. Yazma krizlerine girdiğinde kahve çekirdeklerini çiğnediği anlatılır. Hayatı boyunca yaklaşık 30.000 fincan kahve tükettiği tahmin ediliyor.
🌙 Gece Yarısı Başlayan Maraton:
Onun çalışma odası zamanın ötesindeydi. Gece yarısı 00:00’da uyanır, mum ışığında tam 15-16 saat aralıksız yazardı. Gün ışığını ancak öğleden sonra görür, akşamüstü dinlenmeye çekilip gece yarısı yeniden masasına dönerdi.
💸 Borçlar ve Sahte İsimler:
Yayıncılık, dökümcülük ve madencilik gibi girişimlerinde büyük kayıplar yaşadı. Hayatı boyunca peşini bırakmayan borçlulardan kaçmak için sürekli adres değiştirir, eserlerini zaman zaman sahte isimlerin arkasına gizlenerek yayımlamak zorunda kalırdı.
🎭 Kendi Dünyasının Esiri Bir Yazar:
Karakterleri onun için birer kağıt parçası değil, yaşayan canlı insanlardı. Dostlarıyla buluştuğunda gerçek hayattan değil, romanlarındaki kişilerin dertlerinden bahsederdi. Ölüm döşeğindeyken bile “Bana Bianchon’u çağırın, o beni iyileştirir!” diyerek yarattığı hayali hekime sığınmıştı.
💍 Mektuplarla Başlayan Mühürlü Aşk:
Kendisine “Yabancı” imzasıyla mektuplar gönderen Polonyalı Kontes Ewelina Hańska ile tam 15 yıl boyunca sadakatle mektuplaştı. Yıllar sonra kavuşup hayatlarını birleştirdiler; ancak Balzac, bu vuslattan sadece 5 ay sonra yaşama veda etti.
İnsanlığın tüm tutkularını, zaaflarını ve arayışlarını İnsanlık Komedyası çatısı altında toplayan büyük ustayı ölüm yıl dönümünde hürmetle anıyorum. Benim dünyama katkıları eşsizdir.



Yorumlar