Madımak
- Ayse Bayvas
- 2 Tem
- 1 dakikada okunur
Temmuz’un sıcağı yakar da... İnsan insanı yakar mı? 🔥
Bundan tam 33 yıl önce, 2 Temmuz 1993’te, Sivas’taki Madımak Oteli’nde Türkiye tarihinin en karanlık, en amansız günlerinden biri yaşandı. Pir Sultan Abdal şenlikleri için orada olan 35 can, barbarca yakılarak katledildi.
Otuz üç koca yıl geçti. Yıllar ve hükümetler boyunca bu insanları önce itibarsızlaştırmaya, sonra unutturmaya çalıştılar; olmadı. En sonunda insanlık suçunda asla kabul edilemeyecek bir kararla, davayı “zaman aşımı” ile yok saymaya kalktılar. Ancak hafıza zaman aşımına uğramaz.
O dehşet anlarında, otelin üzerine taşlar yağarken içeridekilerden biri sormuş: “Burada ölürsek geride kalanlar hakkımızda ne yazar?”
Metin Altıok o sakinliğiyle cevap vermiş: “Şiir yazarlar.”
Şiir ne kelime usta... Biz hâlâ o yangının arkasından ağıtlar yakıyoruz, bilesin.
O karanlık ateşin içinde yitirdiğimiz Muhlis Akarsu bir dizesinde;
“Eski günler hayalimden gitmiyor
Dün dediğin bugünkünü tutmuyor...” derdi. Biz tam aksi o dünlerin acısı geçmesin, unutulmasın diye uğraşıyoruz. Zihinlerdeki o karanlık örümcekleri temizlemek için hâlâ mücadele ediyoruz.
Kemal Özer, “Temmuz için Yaralı Semah” kitabında haklı bir kehanette bulunmuştu:
“Zaman adınızla anılacak Temmuz geldiğinde.”
Evet, “Haziran’da ölmek zor” belki ama bu topraklarda Temmuz’un sızısı da ondan aşağı kalmıyor.
Unutmadık, unutturmayacağız. 🙏
.
.



Yorumlar