Onun sofrası
O sofra, sıradan bir yemek masası değildi; bir okul, fikirlerin çarpıştığı bir meclis ve geleceğin planlandığı bir strateji merkeziydi.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Çankaya’daki sofrası, gösterişten uzak ama zekanın, cesaretin ve vizyonun tavan yaptığı bir vatan mutfağıydı.
Sadelikteki İhtişam: Kurulan sofralarda lüks veya şatafat aranamazdı. Çoğu zaman et bile bulunmaz; menünün esasını mütevazı bulgur, nohut, fasulye ve zeytin oluştururdu.
Tükenmeyen Bir Misafirperverlik: En parasız, en imkânsız zamanlarda bile o sofra mutlaka kurulur, kapısı dostlara ve fikir insanlarına hep açık tutulurdu. Çünkü o sofrada karınlar değil, zihinler doyuyordu.
Bir Ulusun Kader Anı: Ve bir akşam, yine o mütevazı Çankaya sofrasında, tarihin akışını değiştiren o efsanevi cümle yankılandı: “Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.”
Bir milletin kaderini şekillendiren o tarihi soframıza, o büyük vizyona ve kurucumuza sonsuz minnetle… 🇹🇷
Sizce de o sofrada geçen tek bir cümle, bir ulusun kaderini değiştirmeye yetmedi mi?
.
.



Yorumlar