Thonet
- Ayse Bayvas
- 10 Tem
- 1 dakikada okunur
Adını ilk kez 1859 yılında, mobilya tarihini kökten değiştiren o meşhur “No. 14” sandalyesiyle duyduğumuz Michael Thonet, kelimenin tam anlamıyla bir tasarım ilahı.
🪑
Tasarımları, üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen 21. yüzyılda bile hâlâ modern mekanların başköşesinde ağırlanıyor. Ben de pek çok sanat ve tasarım tutkunu gibi onun sandalyelerinin hayranıyım. Thonet’in neredeyse tüm tasarımlarına ruh veren, onun alamet-i farikası ise şüphesiz ki hazeran...
🌾 Asaletin Sembolü: Pek çok Doğu medeniyetinin vazgeçilmez süsleme sanatları arasında yer alan hazeran, geçmiş asırlarda soyluluk, zarafet ve yüksek asaleti sembolize ediyordu. Öyle ki sadece mobilyalarda değil, seçkin mimari detaylarda da bir imza olarak kullanılıyordu.
🥻Moda Devlerinin İlham Kaynağı: 18. yüzyılda dünyayı kasıp kavuran bu estetik, Thonet sandalyeleriyle birleşerek 19. yüzyılda zamansız bir ikona dönüştü. Öyle ki Christian Dior, 1947 yılındaki o tarihi defilelerinde misafirlerini hazeran sandalyelerde ağırladı. Sonraları Dior’un klasikleşen motiflerinden birine dönüşen bu örgü, şimdilerde Hermès gibi dünya devlerinin de radarında.
🌿 İlmek İlmek İşlenen Değer: Hazeran işçiliği muazzam bir sabır, emek ve kıymet barındırır. Otsu bir bitkinin milimetrik şeritleri, ustaların ellerinde adeta bir dantel gibi örülür; dolap kapaklarına, radyatörlere, koltuk sırtlarına hayat verir.
🌾
Peki, bu zamansız mobilya dehasına adını veren o bitkinin hikayesini biliyor musunuz?
🌿
Hazeran çiçeğinin bilimsel adı Delphiniums’dur. Yaz başından itibaren göz alıcı, inanılmaz güzellikteki çiçeklerini açmaya başlar. Yaz sonunda ya da sonbaharın ilk demlerinde bize bir sürpriz yapar ve yeniden çiçeklenir.
İsmini ise büyüleyici bir efsaneden alır: Delphinium, Yunanca yunus anlamına gelen “delphis” kelimesinden türemiştir. Çünkü bu çiçeğin henüz açmamış, sımsıkı kapalı tomurcukları, tıpkı bir yunusun sevimli burnunu andırır.
🌾
Bir sandalyenin sırtındaki zarif çizgilerden yunusların mitolojik dünyasına...



Yorumlar