Çatalkara
- Ayse Bayvas
- 15 saat önce
- 1 dakikada okunur
Uzun yıllar önce, bir üzümü merak edip yola düşmüştüm. Aslında peşinde olduğum şey sadece bir meyve değil, bir şiirdi...
🍇
İflah olmaz bir Bedri Rahmi hayranı olarak, onun Anadolu’da keşfedip yeniden yorumladığı her değer benim için bir pusula gibidir. “Çatalkara”yı duymuşsunuzdur; Bedri Rahmi’nin 1942’de İskilip’te karşılaşıp en hazin şiirine nakşettiği o kapkara, ikiz üzüm...
🍇
İskilip, sadece bir coğrafya değil; adeta yaşayan bir film platosu. Hitit krallarının mezarlarından 14. yüzyılın bilgeliğine, Akşemseddin’in şifalı hastanesinden çeyiz sandıklarını süsleyen o mis kokulu elmalara kadar, burada her adım bir devrin kapısını aralıyor.
🍇
İskilip’te çarşının ara sokaklarında, sayıları giderek azalsa da hala direnen Aksöğüt sepeti ustaları ve ahşap sanatkarları;
Tosya’dan İskilip’e geçerken karşınıza çıkan o uçsuz bucaksız çeltik tarlaları;
12 saatte ağır ağır pişen o meşhur İskilip dolmasını (Benden söylemesi, bu lezzet yolculuğa değer!) kaçırmayın.
🍇
Yolunuz düşerse, Bedri Rahmi’nin gelini Hughette Eyüboğlu’nun izlerini taşıyan Çatalkara Kültür Evi’ni mutlaka ziyaret edin. Ve Bedri Rahmi’nin İskilip’i neden Fransa’nın Provence bölgesine benzettiğini bir de siz düşünün...
🍇
Belki de bir yeri “unutulmaz” yapan şey, sadece tarihi değil bir şiirdir.







Yorumlar