"Çocuklar gibi"
- Ayse Bayvas
- 3 gün önce
- 1 dakikada okunur
Sabahattin Ali, sadece kalemiyle değil, yaşamıyla da hüzünlü ve derin izler bırakmış bir figür. Onun edebiyatında nahif ama sarsıcı bir ruh vardır. Bugün elimizden düşürmediğimiz o satırların ardında, aslında “anlaşılamamanın” yorgunluğu ve derin sevda hikayeleri saklı.
🖋️
Genç bir öğretmenken kalbini kaptırdığı Ayşe Sıtkı’ya duyduğu o karşılıksız, mahcup ama devasa hayranlık beni çok etkiler. O günlerde defterine düştüğü o meşhur dizeler, aslında hepimizin içindeki o sebepsiz hüzne tercüman oluyor:
“Beni en güzel günümde, sebepsiz bir keder alır...”
🖋️
Bazen birine duyulan hayranlık, ona kavuşmaktan çok daha büyük eserler bırakır geriye. Sabahattin Ali için Ayşe, bir kadından öte, hüzünlü şiirlerinin ilham perisiydi.
🖋️
Ancak hayatındaki en gerçek, en sarsılmaz ve en şefkat dolu liman ise eşi Aliye Ali’dir. Aliye, onun sadece eşi değil; hapis yıllarında, sürgünlerde ve geçim derdiyle boğuştuğu en karanlık günlerinde tutunduğu tek daldır.
🖋️
Dünya üstüne yıkılırken elini tutacak birinin olmasıdır aşk. Sabahattin Ali için Aliye; huzur, ev ve hiç bitmeyen bir ilkbahardı.
🖋️
Meşhur “Çocuklar Gibi” şiiri, işte bu güvenli sevdanın meyvesidir:
“Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi...
Gözlerimde parlayan bir ışık vardı
Gökyüzünde parlayan güneşler gibi...”
🖋️
Huzurla uyu Sabahattin Ali… Seni, o hiç tükenmeyen ilkbaharını ve “çocuklar gibi” sevmeni çok sevdik. 🕊️



Yorumlar