9 Eylül
İzmir’in dağlarında çiçeklerin açtığı, bir milletin kaderinin değiştiği gün: 9 Eylül
1922’de bugün sadece bir şehir kurtulmadı; çekilen acıların, duyulan kaygıların ardından koskoca bir umut yeniden yeşerdi. Ancak bu zaferin arkasında, tarihin tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutmuş filmlere taş çıkartacak bir kahramanlık ve derin bir gizem var.👇
🗡️ Kanla Dikilen Bayrak ve Yüzbaşı Şerafettin:
9 Eylül sabahı 09.30... Yüzbaşı Şerafettin Bey, atının ölmesine ve göğsüne isabet eden şarapnel parçalarına aldırış etmeden, yüzü gözü kan içinde Konak’a ulaştı. Kalabalığın içinden biri elinde dikilmiş bir Türk bayrağı uzattı.
Yüzbaşı, bayrağı kanayan göğsünün içine sakladı. Hükümet Konağı’na vardığında, kendi kanının bulaştığı o şanlı bayrağı çekerek zaferi ilan etti!
⚔️ Buhara’nın Üçüncü Kılıcı:
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İzmir’e ilk giren bu kahramana Buhara Cumhuriyeti’nden gelen 3 kutsal kılıçtan birini takdim etti. (Diğer ikisi Atatürk ve İsmet Paşa’daydı). Ona bir de soyadı verdi: İzmir
🕵️♂️ Tarihin Büyük Gizemi: Kayıp Kılıç Nerede?
Şerafettin İzmir’in vefatından sonra eşi Siret Hanım, 1948 yılında bu paha biçilmez kılıcı müziğe verilmek üzere İstanbul Valiliği’ne teslim etti. Ancak kılıç resmi kayıtlarda hiç yer almadı. Ailesinin ve araştırmacıların tüm resmi girişimlerine rağmen bugün hâlâ akıbeti meçhul. Üzerindeki değerli yakut taşlar nedeniyle çalınmış veya özel bir koleksiyonda gizlenmiş olabileceği düşünülüyor.
Anıtı bile hak ettiği değeri görememiş bu büyük kahramanı rahmetle, saygıyla ve minnetle anıyoruz. Realitelerle yüzleşip gerçek tarihimize sahip çıkacağımız günlerin özlemiyle... 🌹
📌 Meraklısına Not: Bu destansı hikâyeyi derinlemesine okumak isterseniz Prof. Dr. Kemal Arı’nın “Üçüncü Kılıç” kitabına mutlaka göz atın!
.
.



Yorumlar