google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

"Sensin acım, yıkımım"

4 gün önce
1 dakikada okunur

Ovidius’un binlerce yıllık kederi, Stephano Ricci’nin elinde soğuk mermeri yakıp kavuran bir drama dönüşüyor.


Yunan mitolojisinin en trajik vedalarından biridir Apollo ve Hyacinthus. Birlikte disk atma egzersizi yaparlarken, Apollo’nun fırlattığı disk kontrolden çıkar —bazı anlatılara göre kıskanç Rüzgar Tanrısı Zephyrus’un yön değiştirmesiyle— genç Hyacinthus’un yüzüne çarpar.


Okyanusları, kehanetleri ve ışığı yöneten devasa bir tanrı, kollarında can veren ölümlü sevgilisini kurtaramaz.


Ovidius’un Dönüşümler eserinde Apollo’nun feryadı tam da bu çaresizliği mühürler:


“Batıyorsun Oebalus’un oğlu, bu gençlik çağında,

Yanılmışsın, dedi tanrı, seni yıkan benim suçum,

Sensin acım, yıkımım.

Benim yazgımdır seni ölüme sürükleyen, benim yüzümden başına gelen.

Açık bir oyun değilse bunda suçum nedir?

Sevgim suç sayılmazsa yanılgım nerede kaldı?

Ya senin uğruna öleydim ya seninle birlikte.

Böyle bağlasa beni yazgı, yanımda kalmalısın hep,

Dilde gönülde birlikte; senin için olmalı türkülerim, seni söylemeli çalgılar;”


📍

Ricci’nin 1840 tarihli bu neoklasik heykeli, işte tam da o kırılma anını donatır: Gücün, keder karşısındaki diz çöküşü. Hyacinthus’un toprağa dökülen kanından fışkıran o meşhur sümbül çiçeği gibi, mermerden taşan bu pişmanlık yüzyıllardır aynı sessizlikle bağırıyor.


📍 Heykel: Apollo and Hyacinth

🎨 Sanatçı: Stephano Ricci (1840)

🏛️ Konum: Galleria d’Arte Moderna, Palazzo Pitti — Floransa

.

.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page