google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Boza

Bozanın tam zamanı. Ben marketten alınma şişe bozalara hiç alışamadım. Benim için boza, çocukluğumda her akşam bizim sokaktan geçen Sıtkı amcanın “Booooozzaaaaaa” şeklinde seslenişidir hala.

📍

Bozanın ilk ortaya çıkış yerinin Mezopotamya olduğu düşünülüyor. Yunan tarihçi Ksenofon (MÖ 430-355), MÖ 401 yılında Doğu Anadolu’da boza üretildiğini anlatıyor. Boza, mısır, arpa, çavdar, yulaf, buğday, darı gibi çeşitli tahıllardan üretilen fermente bir içecek. Türkçe adı Farsça darı ezmesi anlamına gelen “buze”den geliyor. Moğollar'da "bodso" olan boza, Arapça’da "maü’d-duhn" (akdarı suyu) olarak adlandırılıyor.

📍

16. yüzyılda iki tip boza vardı. Birincisi daha çok Ermeniler tarafından üretilen ve alkol yerine geçecek kadar alkol barındırıp içeni sarhoş eden, "mırmırık" bozası (gerçi o da mir-i miran bozası kelimesinin galatıdır). Bu fazla mayalanmış ekşi bir bozadır. Bir de ekşi boza kadar alkol barındırmayan, sadece tadı için içilen ve "Arnavut bozası" olarak bilinen tatlı boza.

📍

Yine aynı yüzyıl içinde ekşi bozanın sarhoş edici özelliğini gören Şeyhülislam Ebusuud Efendi, bu bozayı yasakladı, bu bozacılara gitmek, meyhanelere gitmekle eşdeğer sayıldı. Hatta "Bozacının şahidi şıracı" sözü de buradan geliyor. Çünkü nasıl bozanın bira ile akrabalığı varsa şıranın da şarapla akrabalığı var.

📍

Ne kadar yasaklansa da içine afyon katılan ve fazla mayalanan sarhoş edici bozaların 19. yüzyıla kadar Osmanlı'da var olduğu biliniyor.

8 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kare

Laleler

bottom of page