Bir saygı duruşu
- Ayse Bayvas
- 12 Mar
- 1 dakikada okunur
Dedem ressamdı. Yaz aylarında yanlarında kaldığımda şehir keşif turları yapardık. Sekiz yaşındaydım Ayasofya’ya ilk girdiğimde. Yüreğim küt küt atıyordu, ben çok küçüktüm, bina çok büyüktü. Dedemin eline sımsıkı sarıldığımı hatırlıyorum.
❤️
Bana uzun uzun, anlayabileceğim kelimelerle binayı, mozaikleri, kubbeyi, iz düşümünü anlattı. O zaman bütün bunları nasıl öğreneceğimi sormuştum ve bana bunun bir okulu olduğunu istersem oraya gidebileceğimi söylemişti. Gittim de... O gün sanat tarihçisi olmaya karar vermiştim çünkü.
❤️
Elimin uzandığı her taşı bilirim, her mevsim her saat her mozaiğin hangi ışığı aldığını da. Hala her gördüğümde içimde kelebekler uçar. Her köşesinde bakışlarım, yüreğim, anılarım var.
❤️
Ayasofya; onu yürekten seven bilim insanlarının emeği ve ‘Geleceğe Miras’ dokunuşuyla ihtişamını tazelemeye devam ediyor. Bu dev restorasyon süreci, binyıllık bir mirasa gösterilen en derin ve en zarif saygı duruşu niteliğinde…



Yorumlar