google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Béla Bartók

26 Eyl
1 dakikada okunur

1936 yılında elinde ses kayıt cihazıyla Toros Dağları’na tırmanan, Yörük çadırlarında köylülerin söylediği ağıtları notalara döken dünyaca ünlü bir besteci olduğunu biliyor muydunuz?


Modern müziğin dahi ismi, Macar besteci ve etnomüzikolog Béla Bartók, 26 Eylül 1945’te aramızdan ayrıldı. Fakat arkasında sadece piyano konçertoları veya senfoniler değil; kaybolmaya yüz tutmuş halk ezgilerini kurtaran devasa bir kültürel miras bıraktı.


Bartók’u çağdaşlarından ayıran en büyük tutkusu, halk müziğinin o saf ve el değmemiş ruhuydu. Macaristan, Romanya ve Kuzey Afrika’yı gezerek binlerce ezgiyi fonografla kaydetti. Ancak hayatındaki en özel duraklardan biri Türkiye oldu.


1936 yılında, Cumhuriyet’in davetiyle Türkiye’ye gelen Bartók, Ahmet Adnan Saygun ile birlikte Adana, Osmaniye ve Toroslar’daki Yörük köylerini kapsayan unutulmaz bir derleme gezisine çıktı. Yörüklerin aktardığı türküleri ve ağıtları dinlediğinde hayretler içinde kaldı: Türk halk müziği ile Hun-Macar ezgileri arasındaki o köklü ritim ve melodi akrabalığını bizzat yerinde keşfetmişti.


Gittiği coğrafyaların sesini evrensel müziğin diline dönüştüren, Anadolu’nun ses hafızasına paha biçilmez bir katkı sunan dev ustaya, ölüm yıl dönümünde saygıyla... 🎻🎶

.

.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page