google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Kenger

Kenger bilir misiniz?

🌿

Nisan ve Mayıs aylarında Anadolu’nun kalbinde; bozkırda, dağ yamaçlarında boy gösteren; dikenli zırhının altında süt gibi saf bir öz taşıyan o mağrur bitkiyi... Kimine göre “Yabani Enginar”, kimine göre “Devedikeni”; ama aslında toprağın en hakiki sesidir o.


🌿Kenger sadece bir bitki değil, bir kültür köprüsüdür.

🌿Shakespeare’in “Kuru Gürültü”sünde bir replik,

🌿Dürer’in fırçasında bir detay,

🌿Goethe’nin “İtalya Seyahati”nde bir duraktır.


Ancak en çok Yaşar Kemal’in sayfalarında “aslına” rücu eder; Anadolu’nun tozuna, toprağına ve insanına karışır.

🌿

Anadolu insanı için kenger; savaşın, yokluğun ve kıtlığın ortasında uzanan bir dost elidir. İmdada yetişen bir mucizedir. Sabırla işlenir; yemeği, sakızı, salatası ve o meşhur kahvesi yapılır.

🌿

“Diken Kahvesi” derler adına... Olgunlaşan başları ezilir, tohumları tek tek ayıklanıp güneşte kurutulur. Taş dibeklerde dövülürken havaya yayılan o koku; toprağın tazeliği ile kavruk aromanın muhteşem birleşimidir.

🌿

Bir yanı sevdalı bir türküdür kenger:

“Gülüm seni alır dağa kaçarımKahve bulamazsam kenger içerim...”

🌿

Ama bu sabah, Kemaliye’nin Çit köyünden büyük şair Enver Gökçe’nin sesi yankılanıyor kulaklarımda:

“Hayatı seveceksiniz. Her yönüyle, iyilik ve kötülükleriyle, pisliğiyle... Suyunu, bağını, toprağını; kenger dikenine kadar her şeyini seveceksiniz.” 🌿



 
 
 

Yorumlar


bottom of page