Kenger
- Ayse Bayvas
- 22 Nis
- 1 dakikada okunur
Kenger bilir misiniz?
🌿
Nisan ve Mayıs aylarında Anadolu’nun kalbinde; bozkırda, dağ yamaçlarında boy gösteren; dikenli zırhının altında süt gibi saf bir öz taşıyan o mağrur bitkiyi... Kimine göre “Yabani Enginar”, kimine göre “Devedikeni”; ama aslında toprağın en hakiki sesidir o.
🌿Kenger sadece bir bitki değil, bir kültür köprüsüdür.
🌿Shakespeare’in “Kuru Gürültü”sünde bir replik,
🌿Dürer’in fırçasında bir detay,
🌿Goethe’nin “İtalya Seyahati”nde bir duraktır.
Ancak en çok Yaşar Kemal’in sayfalarında “aslına” rücu eder; Anadolu’nun tozuna, toprağına ve insanına karışır.
🌿
Anadolu insanı için kenger; savaşın, yokluğun ve kıtlığın ortasında uzanan bir dost elidir. İmdada yetişen bir mucizedir. Sabırla işlenir; yemeği, sakızı, salatası ve o meşhur kahvesi yapılır.
🌿
“Diken Kahvesi” derler adına... Olgunlaşan başları ezilir, tohumları tek tek ayıklanıp güneşte kurutulur. Taş dibeklerde dövülürken havaya yayılan o koku; toprağın tazeliği ile kavruk aromanın muhteşem birleşimidir.
🌿
Bir yanı sevdalı bir türküdür kenger:
“Gülüm seni alır dağa kaçarımKahve bulamazsam kenger içerim...”
🌿
Ama bu sabah, Kemaliye’nin Çit köyünden büyük şair Enver Gökçe’nin sesi yankılanıyor kulaklarımda:
“Hayatı seveceksiniz. Her yönüyle, iyilik ve kötülükleriyle, pisliğiyle... Suyunu, bağını, toprağını; kenger dikenine kadar her şeyini seveceksiniz.” 🌿









Yorumlar