Kurban
- Ayse Bayvas
- 27 May
- 1 dakikada okunur
İnsanlığın kutsalla bağ kurma ve tanrılara canlı adama arayışı semavi dinlerden çok öncesine uzanır; Aztekler, Mısırlılar ve Vikingler gibi topluluklarda bu ritüel insan kurban etmeye kadar varmıştır.
🐑
Yahudilikte ilk mahsul bile kurban sayılırken, Hristiyanlıkta da kurban törenlerinden bahsedilir. Kelime anlamı “yakınlık” olan kurban, İslamiyet’te kuşluk vaktinde kesildiği için “udhiyye”, bayramı ise “İyd’ul Adha” olarak adlandırılır.
🕊️
Osmanlı’da ise sarayın kurbanlıkları büyük bir titizlikle seçilirdi; Rumeli’den getirilen en gürbüz koçlar, 1900’lerin başına kadar ayakta kalan “Saye Ocağı” adlı özel askeri kışlalarda saray için özenle yetiştirilirdi.
🐏
Gelelim eski bayramların en bilgece geleneğine... Kurban bayramlarında et tüketimi aniden arttığı için sindirim sistemi oldukça zorlanırdı. İşte bu yüzden, o dönem imkanı olan her Osmanlı hanesinde mutlaka “Turunç Reçeli” bulundurulurdu. Turuncun o buruk, asidik ve şifalı yapısı, ağır et yemeklerinden sonra vücudu dengeler, mideyi rahatlatırdı.
🍊
Geçmişin bilgeliğiyle; hayatınızın dengesini hem bedenen hem de ruhen hep koruyabilmenizi dilerim.
🌿Geleceğe kaygıyla değil, umutla bakabildiğimiz; adaletin, huzurun ve refahın her eve konuk olduğu bir Türkiye,
🌿 Birbirimizi kırmadan, farklılıklarımızı birer zenginlik görerek, hoşgörüyle kucaklaşabildiğimiz günler,
🌿 Zor günleri birlikte atlatan bir toplum olarak, ekmeğimizi de neşemizi de paylaşarak çoğalttığımız o eski bayram ruhu,
🌿 Dünyanın hiçbir yerinde kanın ve gözyaşının akıtılmadığı, sevginin ve barışın çoğaldığı daha güzel günler umuduyla… İyi bayramlar!



Yorumlar