Kömür ve emek
- Ayse Bayvas
- 1 May
- 1 dakikada okunur
“Kömür”... Sadece bir yakıt değil, dilimizin derinliklerinde yanmak anlamına gelen o kadim “köñ-“ kökünden filizlenen bir destan. Aynı kökten beslenen “köz” gibi sıcak, “göyünmek” gibi içten. Bu kelime, Mezopotamya’nın tozlu tabletlerindeki Akadca gumāru’dan Arapça camra’ya kadar uzanan devasa bir kültürel köprünün adı aslında.
⚫️
Kömürün hikayesi, milattan önce Çinli bilgelerin ocaklarında başladı, Roma’nın demir örslerinde yankılandı. Ancak gerçek “patlama”, 18. yüzyılın o isli ve devrimci atmosferinde yaşandı:
⚫️
Sanayi Devrimi’nin Kalbi: Kömür, buharlı motorların nefesi, demir-çelik sanayisinin ham maddesi oldu.Şehirler onun enerjisiyle aydınlandı, raylar onun gücüyle dünyayı sardı.
⚫️
Anadolu’nun Işığı: Türkiye’de ise bu serüven, 1829’da Uzun Mehmet’in Karadeniz Ereğli’de o siyah taşı bulmasıyla bir memleket meselesine dönüştü.
⚫️
Kömürün hikayesi sadece teknik bir başarı değil, bir hak arama mücadelesidir. Kömürün o közden gelen sıcaklığı dünyayı ısıtırken, yerin yüzlerce metre altında bu değeri var edenler ne yazık ki her zaman hak ettikleri hayatı bulamadılar.
⚫️
Bugün 1 Mayıs’ı;
Sadece ağır mesai şartlarıyla değil, ödenmeyen ücretleriyle boğuşan,
Tazminat hakları için yollara düşen,
İş güvenliğinden yoksun bırakılarak “kader” denilen ihmallere kurban giden,
Sendikal hakları ve insanca yaşam talepleri baskılanan tüm maden işçilerine adıyoruz.
⚫️
Sanayi dişlileri dönsün diye ömrünü o karanlık dehlizlerde bırakan işçinin, emeğinin karşılığını tam ve zamanında alması sadece bir hukuk meselesi değil, en temel insanlık borcudur.
⚫️
Bu uzun ve meşakkatli yolda; hem göçüklerde bıraktığımız canları rahmetle anıyor, hem de bugün yerin üstünde “Hakkımızı alana kadar vazgeçmeyeceğiz!” diyen maden işçilerinin onurlu direnişini selamlıyoruz.
⚫️
Emeğin, alın terinin ve haklı mücadelenin günü kutlu olsun!



Yorumlar