Lorca
- Ayse Bayvas
- 5 Haz
- 2 dakikada okunur
Bugün, geçen yüzyılın en büyük şair ve oyun yazarlarından, Granada doğumlu Federico Garcia Lorca’nın 128. doğum günü.
🖋️
Onun gözünde şiir, kâğıda basılmak için değil, okunmak içindi. En dokunaklı dizelerini, Cafe El Paseo de la Castellana’da, akademi yurdundan arkadaşı Salvador Dali’ye okuyordu
🖋️
Lorca, Dali’ye duyduğu yoğun tutkuyu “Salvador Dali’ye Destan” ile ölümsüzleştirdi. Dali ise ölümünden üç yıl önce, Lorca’nın aşkına korkudan karşılık veremediğini itiraf edecekti. Bu bağ imkânsız bir aşk mıydı yoksa sıkı bir dostluk mu, asla tam olarak bilemeyeceğiz.
🖋️
İki dostun ruhu bambaşkaydı; Dali uçarı ve gösteriş meraklısıyken, Lorca içten, tutkulu ve toplumsal acılara hassas yüreğiyle öne çıkıyordu. İspanya faşizme sürüklenirken, Lorca “Anti-faşist Aydınlar Birliği”nin kurucuları arasında yer aldı.
🖋️
Onun sözcükleri namlulardan daha tesirliydi. Nitekim onu tutuklayan faşist subay, “Kalemiyle, başkalarının silahlarıyla verdiğinden çok daha büyük bir zarara yol açtı,” diyerek bunu itiraf etmişti.
🖋️
Lorca; bir homoseksüel, devrimci, halk şairi, oyun yazarı ve besteciydi. Franco rejiminin henüz birinci ayında, çok sevdiği Granada’da üç arkadaşıyla gözaltına alındı ve henüz 38 yaşındayken katledildi.
🖋️
Oysa Lorca, Dali’ye “Kumsalda çatırdayan şeylerin ve küçük küllerin resmini yaptığın zaman beni düşün. İsmimi de resmin bir köşesine yaz ki hatırlanabileyim,” diye yazmıştı. Ancak tarih onu Dali’nin tablolarında değil; ölümsüz şiirleri, oyunları ve faşizme karşı anıtsal direnişiyle hafızalara kazıdı.Katledildiği bölge toplu mezara dönüştürüldüğü için Lorca’nın mezarı hâlâ büyük bir sır. Gömülü olduğu tahmin edilen alan 2009 yılında açıldı ama ne yazık ki kemiklerine ulaşılamadı.
🖋️
Mezarı kayıp olsa da insanlığın ortak hafızasındaki yeri asla kaybolmayacak. Yüzü her daim gülen, karanlığa dizeleriyle meydan okuyan güzel adam; bıraktığın her kelime için sonsuz teşekkürler...
🖋️
Küçük bir sinema notu: Dali, Lorca ve Luis Bunuel’in ilişkileriyle o dönemin ruhunu etkileyici bir görsellikle aktaran “Little Ashes” (Küçük Küller) filmini mutlaka izlemenizi öneririm.



Yorumlar