Simone
- Ayse Bayvas
- 14 Nis
- 1 dakikada okunur
Bugün, “Kadın doğulmaz, kadın olunur” diyerek dünyayı sarsan, varoluşçuluğun dev ismi Simone de Beauvoir’ın aramızdan ayrılışının yıl dönümü.
🖊️
Onu genellikle keskin zekası ve sarsılmaz mantığıyla tanıyoruz. Ancak 1986’da Paris’te son nefesini verdiğinde, parmağında entelektüel zırhının altındaki o kırılgan kalbi temsil eden bir emanet vardı: Nelson Algren’in hediye ettiği gümüş yüzük.
🖊️
Evliliğe ve geleneksel rollere meydan okuyan bu güçlü kadın, hayatı boyunca bağımsızlığına düşkündü. Ancak büyük aşkı Nelson Algren’in ona verdiği o yüzüğü hiç çıkarmadı. Hatta vasiyeti üzerine, bugün mezarında o yüzükle birlikte uyuyor.
🖊️
Sartre ile olan efsanevi ortaklığının yanında, mektuplarında “kalbimle senin karınım” dediği o derin insani duyguyu da taşıdı. O, özgürlüğün bedelini bazen derin bir yalnızlıkla, aşkın bedelini ise cesur vedalarla ödedi.
🖊️
Bugün onu sadece feminist bir ikon olarak değil; acısıyla, tutkusuyla ve hatalarıyla kendi hayatının sorumluluğunu almış “gerçek” bir insan olarak anıyoruz. 🥀
🖊️
“Kendi hayatımın hikayesi olan bu uzun yolculukta, her şeyi paylaştım.”
🖊️
Huzur içinde uyu, Simone. ✨



Yorumlar