google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Ulucanlar

Bulunduğu yer aslında yüz dönüm üzerine kurulu bir Osmanlı at tavlası, ulaşımda posta tatarlarının bir menzili. Cezaevi ihtiyacı gündeme geldiğinde bu asırlık at tavlasının etrafına yüksek bir ihata duvarı çekilmiş, ara bölmelerle koğuş ve tecrit hücreleri oluşturulmuş, dış kapıya yakın basit bir idare binası yapılmış, iki tarafı keskin İstiklal Mahkemeleri birer engizisyon kurumu gibi çalışmaya başlayınca nice ulu canlar burada telef olmuş.

🕊

1938 yılında artan ihtiyacı karşılamak için büyük koğuşun yanına bir asri cezaevi inşa edilmiş. Önce “Cebeci Tevkifhanesi” demişler, sonra “Ankara Kapalı Cezaevi” adı verilmiş; ama milletin diline daima, “Ulucanlar Hapishanesi” olarak yerleşmiş.

🕊

Ulucanlar Cezaevi 1 Temmuz 2006'da kapatıldı. Daha sonra restore edilerek müzeye dönüştürüldü. İskilipli Atıf Hoca'dan Ahmet Arif'e, Cevat Şakir'den Fakir Baykurt'a, Bülent Ecevit'ten Necip Fazıl'a, Nazım Hikmet'ten Yılmaz Güney'e kadar nice ulu can geçmiş buradan.

🕊

Bu yazı hepsini anmak için ama bugün en çok Deniz, Hüseyin, Yusuf için...

2 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Anne

Comments


bottom of page