Balıkçı
- Ayse Bayvas
- 17 Nis
- 1 dakikada okunur
Bodrum’un henüz o meşhur beyaz evlerinin bile olmadığı, sadece sünger avcılarının ve sessizliğin hakim olduğu yıllardı. Cevat Şakir, bir sabah limandaki emektar bir kahvenin önünde oturmuş, cebindeki o tuhaf tohumlara bakıyordu.
💙
O tohumlar ta Meksika’dan, dünyanın bir ucundan mektuplarla gelmişti. Yanına yaklaşan yaşlı bir süngerci sordu:“Be hey Balıkçı! Yine neyin peşindesin? Toprağa ne gömeceksin bu sefer?”
💙
Balıkçı, o meşhur kahkahasıyla cevap verdi:“Bunlar palmiye tohumu kaptan! Bir gün gelecek, bu çorak kıyılar insanların gölgesinde serinlediği bir vahaya dönüşecek. Boyları bulutlara değecek!”
💙
Süngerci inanmadı, güldü geçti... Ama Balıkçı, o gün akşama kadar her bir tohumu Bodrum’un tozlu yollarına adeta birer hazine gibi ekti. Onlarla konuştu, onlara denizi anlattı.
🐚
Yıllar sonra, o süngerciyle devleşmiş bir palmiyenin gölgesinde karşılaştıklarında Balıkçı fısıldadı:“Gördün mü kaptan? Taşın ve tuzun içinde bile bir hayat saklıdır. Yeter ki sen o hayata inan, onu sevgiyle sula.”
💙
Bugün Bodrum’da rüzgarla sallanan her palmiye yaprağında, Halikarnas Balıkçısı’nın o bitmek bilmeyen yaşam aşkı ve “Merhaba”sı gizli.
💙
Doğduğu bugün, Türkiye Turist Rehberleri Günü💙 kutlu olsun💙



Yorumlar