Buruciye
- Ayse Bayvas
- 16 Nis
- 1 dakikada okunur
Bazı yapılar vardır, önünde durduğunuzda zaman durur. Benim için Sivas’ta bakmaya doyamadığım, her köşesinde ayrı bir hikaye fısıldayan o yer: Buruciye Medresesi.
📜
13. yüzyılın ikinci yarısında Sivas; Cenevizli tüccarların uğrak noktası, Anadolu ve İran arasındaki ticaretin parlayan yıldızıydı. Bu zenginlik sadece altınla değil, muazzam bir kültür ve eğitim atağıyla taçlandı.
✨
1271 yılında, Hemedan yakınlarından gelen Muzafferüddin Burûcirdî tarafından yaptırılan bu eser, Selçuklu mimarisinin zirve noktalarından biri. İktidar sahiplerinin dışında, bir şahsın böylesine görkemli bir yapı inşa ettirmesi, o dönem Sivas’ın eriştiği yüksek kültür seviyesinin en zarif kanıtı.
⭐️
Selçuklu mimarisinde giriş cephesi, yapının kimliğidir. Sarımtırak kumlu taştan örülen o meşhur ön cephe; madalyonlar, rozetler ve bitkisel motiflerle adeta bir dantel gibi işlenmiş. İçeri girdiğinizde sizi karşılayan dört eyvanlı, açık avlulu yapı; devşirme sütun başlıklarıyla geçmişin mirasını bugüne taşıyor.
🕊️
Medresenin kitabesinde yer alan o kutlu söz, her karşılaştığımda içimi ısıtır:
“İlim tahsil etmek her Müslüman’a farzdır.”
Taçkapının ardındaki sessiz mescit, banisi Muzaffer Burûcirdî’nin ebedi istirahatgahı olan türbe ve o revakların gölgesi... Buruciye, sadece taştan bir bina değil; Selçuklu’nun estetik anlayışının ve insana verdiği değerin yaşayan bir abidesi.



Yorumlar