google-site-verification=PbL_5t5j-grNUlEnxPDPRb9h69cnQI7ks2lm5P-n88U
top of page

Buruciye

Bazı yapılar vardır, önünde durduğunuzda zaman durur. Benim için Sivas’ta bakmaya doyamadığım, her köşesinde ayrı bir hikaye fısıldayan o yer: Buruciye Medresesi.

📜

13. yüzyılın ikinci yarısında Sivas; Cenevizli tüccarların uğrak noktası, Anadolu ve İran arasındaki ticaretin parlayan yıldızıydı. Bu zenginlik sadece altınla değil, muazzam bir kültür ve eğitim atağıyla taçlandı.

1271 yılında, Hemedan yakınlarından gelen Muzafferüddin Burûcirdî tarafından yaptırılan bu eser, Selçuklu mimarisinin zirve noktalarından biri. İktidar sahiplerinin dışında, bir şahsın böylesine görkemli bir yapı inşa ettirmesi, o dönem Sivas’ın eriştiği yüksek kültür seviyesinin en zarif kanıtı.

⭐️

Selçuklu mimarisinde giriş cephesi, yapının kimliğidir. Sarımtırak kumlu taştan örülen o meşhur ön cephe; madalyonlar, rozetler ve bitkisel motiflerle adeta bir dantel gibi işlenmiş. İçeri girdiğinizde sizi karşılayan dört eyvanlı, açık avlulu yapı; devşirme sütun başlıklarıyla geçmişin mirasını bugüne taşıyor.

🕊️

Medresenin kitabesinde yer alan o kutlu söz, her karşılaştığımda içimi ısıtır:


“İlim tahsil etmek her Müslüman’a farzdır.”


Taçkapının ardındaki sessiz mescit, banisi Muzaffer Burûcirdî’nin ebedi istirahatgahı olan türbe ve o revakların gölgesi... Buruciye, sadece taştan bir bina değil; Selçuklu’nun estetik anlayışının ve insana verdiği değerin yaşayan bir abidesi.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page