top of page
Ara


Boccaccio
Yıl 1348. Kara Ölüm (Veba) Avrupa’yı kırıp geçirirken, 7 genç kadın ve 3 genç erkek bu dehşetten kaçıp bir şatoya sığındı. Amaçları? Eğlenmek, gülmek ve hayata tutunmak…! 🍷 Bu zorunlu karantinayı tarihin en yaratıcı kaçamağına dönüştürdüler: Her gün herkes bir hikaye anlatacaktı. 🍷 Söz ettiğim konunun geçtiği ve Giovanni Boccaccio’nun yazdığı Decameron, dünya edebiyatının ilk hikaye kitabı kabul ediliyor. O dönem herkes elit bir dille Latince yazarken, Boccaccio ezber bozdu
Ayse Bayvas
16 Haz1 dakikada okunur


Peyami Safa & Mîna Urgan
Türk edebiyatı ve düşünce dünyası iki dev ismini, iki farklı dönemde bugün sonsuzluğa uğurladı. Biri hayata başkaldırının ve neşenin, diğeri ise acıyla yoğrulmuş bir derinliğin simgesiydi. 🦕 Bir Özgürlük Duruşu: Mîna Urgan (1915 - 2000) Babası ‘Adalar Şairi’ Tahsin Nahit’i çok küçükken kaybetti. Annesinin ikinci eşi Falih Rıfkı Atay ile büyürken, edebiyatın tam kalbine doğdu. Kendi sözleriyle “kişiliği hiç ezilmeden” büyüdü. 🦕 Çağdaş ve özgürlükçü bir aileden aniden yoksull
Ayse Bayvas
15 Haz1 dakikada okunur


Gorki & Fitzgerald
Bugün, yolları farklı zamanlarda ve coğrafyalarda kesişen, ancak ruhlarındaki o derin yalnızlıkta birleşen iki büyük ismi anıyorum. 🕯️ 🇷🇺 1. Acının ve Gerçeğin Sesi: Maksim Gorki “Bu anlamsız, karanlık ve ölü dünya içinde yalnızlığımın bilinci, kül altında bir ateş gibi gıcırdıyordu.” diyor usta yazar ünlü eseri ‘Çocukluğum’da. 🖋️ Asıl adı Alexei olan yazarın, kendine takma ad olarak seçtiği “Gorki”, Rusça’da “acı” anlamına geliyordu. Hayatı boyunca yaşadığı zorlukları, ü
Ayse Bayvas
14 Haz2 dakikada okunur


Cemil Meriç
Ailesi Balkan Savaşları’nın alevleri arasından göçmüştü. Reyhanlı’da doğan Cemil Meriç’in ömür boyu sürecek olan o devasa yalnızlığı da daha çocukken başladı. 🥀 Babasının hep çatık kaşlı, annesinin hep mızmız olduğu bir evde kendini hep “yalnız ve yabancı” hissetti. Çocukken kalın camlı gözlüklerinden utanırdı. Kaderin acı bir cilvesi olarak; sığındığı o kelimeler ve kitaplar, 1954 yılında gözlerini ondan tamamen kopardı. Dünyası karardığında henüz 38 yaşındaydı ve ölmeyi bi
Ayse Bayvas
13 Haz1 dakikada okunur


Kelebeğin Rüyası
1924 yılında bugün, Türk tıp ve edebiyat tarihinin en hüzünlü tanığı olan Heybeliada Sanatoryumu kapılarını açtı. 📜 Tüberküloz... Nam-ı diğer verem, ya da eski toprakların deyimiyle “ince hastalık”. İçinde trajik bir romantizm barındıran bu hastalık, yüzyıllardır sanatın ve şiirin en büyük ilham kaynaklarından biri oldu. İşte genç Cumhuriyet, bu amansız düşmana karşı en büyük savaşını Atatürk’ün emriyle bu tarihi binada başlattı. 🌲🌊 Burası sadece bir hastane değil; Türk ed
Ayse Bayvas
12 Haz1 dakikada okunur


Vrondatos
Hani birine gidilecek yer önerirken zihniniz aniden başka bir coğrafyaya ışınlanır ya… Ben de bu aralar zihnimin dehlizlerinde Sakız Adası’nın o tanıdık, huzurlu sokaklarında geziniyorum. 💙 Fotoğraftaki o ikonik değirmenler, adanın kuzeyinde, zeytin ve badem ağaçlarının huzurlu gölgesiyle sarmalanmış Vrondatos’a ait. Merkezden sadece dört kilometre uzaklıkta, adeta zamanın yavaş aktığı bir kıyı kasabası burası. 💙 Tarih meraklıları bilir; Vrondatos sadece bir kasaba değil, a
Ayse Bayvas
11 Haz1 dakikada okunur


Acıyla yoğrulan kalemler
Haziran edebiyat dünyası için hüzünlü bir ay… 🖋️ Bir tarafta çocukluğu acıyla, gençliği savaş dönemi işçiliğiyle geçen ama kalemiyle bozkırın efsanelerini dünyaya yayan Cengiz Aytmatov... Al Yazmalım ile içimizi sızlatan, Cemile ile Louis Aragon’a “Dünyanın en güzel aşk hikayesi” dedirten o büyük usta, 2008’de bugün aramızdan ayrıldı. 🖋️ Diğer tarafta ise Cumhuriyet’in idealist ruhunu, Kurtuluş Savaşı’nın o mağrur ve kahraman kadınlarını hem hayatında hem de romanlarında ya
Ayse Bayvas
10 Haz1 dakikada okunur


Viktorya Dönemi’nin en parlak kalemi
Sokakların çamurundan ölümsüzlerin arasına uzanan trajik bir hayat hikayesi... 🖋️ Viktorya Dönemi’nin en parlak kalemi Charles Dickens, aslında kitaplarında anlattığı o karanlık dünyayı bizzat yaşayarak büyüdü. 🖋️ Çocuk yaşta sefaletle tanışan ve kendi kendini yetiştiren bu adam; ardında 15 dev roman, sayısız öykü ve çağları aşan bir miras bıraktı. Dickens, yaşadığı toplumu adeta bir ayna gibi yansıtıyordu. Öyle ki Karl Marx ve Friedrich Engels bile onun için, “İçinde yaşan
Ayse Bayvas
9 Haz1 dakikada okunur


Lindisfarne
Yıl 793... Kuzey Denizi’nin hırçın dalgaları arasından birden beliren ejderha başlı gemiler, Avrupa tarihini kökünden sarsacak bir çağın kapısını araladı. Vikinglerin İngiltere’deki Lindisfarne Adası’na ayak basması ve buradaki kutsal manastırı acımasızca yağmalaması, tarih kitaplarında Viking Çağı’nın resmi başlangıcı kabul ediliyor. 🗡️🛡️ Aslında burası doğanın en tuhaf oyunlarından birine ev sahipliği yapıyordu; günde iki kez sular yükseldiğinde tamamen izole bir adaya dö
Ayse Bayvas
8 Haz1 dakikada okunur


Zıt kutupların benzersizliği
Edebiyat tarihinin en sıra dışı, en uzlaşmaz ve kendi iç dünyalarının derinliklerine dalmaktan korkmayan iki benzersiz kalemi… ✨ Biri Doğu’nun zarif, mistik ve içsel sesi; diğeri Batı’nın sınır tanımaz, gürültülü ve kural yıkıcı nehir yatağı... Cahit Zarifoğlu ve Henry Miller. 🖋️ İlk bakışta zıt kutupların insanları gibi görünseler de, ikisini de kelimelerin büyüsünde ve ölümün aynı yaprağında buluşturan ortak bir şey vardı: Yerleşik kalıplara meydan okumak ve yazmayı “en de
Ayse Bayvas
7 Haz1 dakikada okunur


Diego Velázquez
18 yaşında ustasını aşmış, 24’ünde ise İspanya Kralı’nı resmedebilecek tek kişi ilan edilmişti. Karşınızda ressamların ressamı: Diego Velázquez. 👑 Bugün, Barok dönemin bu dahi fırçasının dünyaya geldiği gün. Peki, yüzyıllar sonra bile bizi hâlâ neden bu kadar büyülüyor? 🎨 Zamanının çok ötesinde olması: Empresyonizm akımından tam 250 yıl önce, tuvaline ışığı, atmosferi ve hareketi sığdırmayı başardı. 🎨 Kullandığı fırçalar: Sihirli Fırçalar: Biyografisini yazan Palomino’ya g
Ayse Bayvas
6 Haz1 dakikada okunur


Lorca
Bugün, geçen yüzyılın en büyük şair ve oyun yazarlarından, Granada doğumlu Federico Garcia Lorca’nın 128. doğum günü. 🖋️ Onun gözünde şiir, kâğıda basılmak için değil, okunmak içindi. En dokunaklı dizelerini, Cafe El Paseo de la Castellana’da, akademi yurdundan arkadaşı Salvador Dali’ye okuyordu 🖋️ Lorca, Dali’ye duyduğu yoğun tutkuyu “Salvador Dali’ye Destan” ile ölümsüzleştirdi. Dali ise ölümünden üç yıl önce, Lorca’nın aşkına korkudan karşılık veremediğini itiraf edecekt
Ayse Bayvas
5 Haz2 dakikada okunur


Kafka & Nazım
Doğduğu şehirde yaşadı aşklarını, burada mektuplar yazdı. Gregor Samsa’yı burada dönüştürdü, Dava’daki yalnızlığı buradaydı. Kafka kısa ömrüne sığdırdığı üç büyük aşktan sonra 1924 yılında bugün öldüğünde bize düşünce yangınları bıraktı. Prag ise onun yaşı kadar eksik kaldı. 🖋️ Sonra bir gün bu şehre başka bir sevdalı adam geldi. Cafe Slavia’da oturduğu masa Kafka’nınki miydi, Mürüvvet’e mi mektup yazıyordu yoksa Sonya’ya şiir mi, bilmiyoruz. Şu bir gerçek ki Nazım sürgün dö
Ayse Bayvas
3 Haz1 dakikada okunur


Ahmed Arif
Onun şiirlerinde hasret vardır, sevda vardır, umut vardır... Ve dağlar vardır, dağlar... 🖋 Anadolu çocuğudur. Her şeye sevdalıdır, sevdası yüreğimizde kopar hala. Her satırını yıllarca damıtarak yazdığı şiirleri taptazedir bugün bile. Zamansız şiirlerdir. 🖋 Her anlamda keskin ve netti, defalarca işkence gördü, polis tarafından sürekli takip edildi, başka karşıt gruplarca hedef alındı. Duruşu hiç değişmedi. Bütün ömrünü kavgasına ve sevdasına adadı. 🖋 Andre Malraux’nun “İns
Ayse Bayvas
2 Haz1 dakikada okunur


Haziran
Sıcakların usulca tenimize dokunduğu, güllerin alabildiğine coştuğu ve içimizdeki o uyuyan heyecanların nihayet uyandığı o büyülü döneme girdik. 💐 Kelime kökeni Süryanicedeki “hazuran” kelimesine dayanıyor. Tam da ruhuna yakışır şekilde, “sıcakların başladığı zaman” anlamına geliyor. 💐 Roma takvimindeki adı Junius, yani gençleri simgeleyen “juvenes” kelimesinden türetilmiş. Roma’nın kurucusu Romulus, ilk takvimi hazırlarken Haziran ayını meydan okumaya ve dövüşmeye her an h
Ayse Bayvas
1 Haz1 dakikada okunur


Kuş yolu
Dün galaksimizin mitolojideki doğuşunu, Hera’nın gökyüzüne fışkıran sütünden adını alan ‘Milky Way’ (Sütlü Yol) hikayesini konuşmuştuk. (Kaçıranlar bir önceki gönderiye göz atabilir) ✨ Batı dünyası bu beyaz kuşağa bakıp “süt” görürken, bizim kültürümüzün gökyüzüne bambaşka bir gözle baktığını biliyor muydunuz? Gelin, bu kez Yunan mitolojisinden çıkıp bizim coğrafyanın ve Türk mitolojisinin semalarına yükselelim. ✨ Her şey bir hırsızlık hikayesiyle başlıyor aslında. Halk inanı
Ayse Bayvas
31 May1 dakikada okunur


Son Akşam Yemeği
28 Mayıs 1999’da sanat dünyasında gözler Milano’ya çevrildi. Leonardo da Vinci’nin en gizemli, en çok tartışılan başyapıtı “Son Akşam Yemeği” (Il Cenacolo), tam 22 yıl süren adeta bir mikrocerrahi titizliğindeki restorasyonun ardından yeniden gün yüzüne çıktı. 🎨 O muhteşem resmin yapılış hikayesi kadar restorasyona giden süreci de çok şaşırtıcı ve etkileyicidir. 🧱 Leonardo’nun Deneysel Hatası: Leonardo, fresklerin yapıldığı ıslak sıva yerine manastırın kuru duvarına, kendi
Ayse Bayvas
28 May1 dakikada okunur


Huş ağacı
Daha yeni geldim ama aklımı da kalbimi de orada bırakmışım… Bu sabah gözlerimi Huş ağaçlarının o büyüleyici siluetiyle açtım. 🌲✨ Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan kadim Türk kültüründe ağaçlar kutsaldı. Peki, bugün bu kutsallığın ne kadar farkındayız? 🌲✨ Türk mitolojisinin kalbidir Huş. Tanrı’nın kutlu “Ak Ağacı”dır; iyi ruhların yeryüzüne inme yoludur. Yanında edilen duaların göğe ulaştığına, insanı iyileştirip içine ferahlık doldurduğuna inanılır. Evlerin direği ondan yapı
Ayse Bayvas
23 May1 dakikada okunur


Mary Cassatt
Bugün, erkek egemen sanat dünyasının sınırlarını fırçasıyla paramparça eden, İzlenimcilik akımının tek Amerikalı “asi” kadını Mary Cassatt’ın doğum günü… 🎂 Cassatt, sadece şapkalı zarif kadınları ya da anne-çocuk şefkatini resmetmedi; o dönemin kadına biçtiği “pasif ve süs” rolünü reddetti. Onun tuvallerindeki kadınlar hiçbir zaman sadece “bakılan” birer nesne olmadı; okuyan, düşünen, tiyatroda dürbünüyle etrafı gözleyen, hayatın tam merkezinde ve kendi dünyalarında tamamen
Ayse Bayvas
22 May1 dakikada okunur


Dürer
21 Mayıs 1471’de doğan Albrecht Dürer, Kuzey Avrupa’da sanatçının kaderini sonsuza dek değiştirdi. O, elleri boyaya bulanan sıradan bir zanaatkâr olmayı reddetti; kendini bir entelektüel, bir bilim insanı olarak konumlandırdı. Perspektif, ideal oranlar ve mutlak güzellik üzerine geliştirdiği kuramlarla İtalyan Rönesansı’nın bilimsel ışığını kuzeyin soğuk topraklarına taşıyan asıl güç oldu. ✨ Dürer, sadece tuvalde değil, stratejide de bir devrimciydi. Günümüz modern pazarlama
Ayse Bayvas
21 May1 dakikada okunur
bottom of page